Refika Nedir? Bir İsmin İçime Yerleşen Sessizliği
Kayseri’de akşamlar erken çöker bazen. Hele sonbahara yaklaşırken hava bir anda soğur, sokak lambaları daha sarı görünür, insanlar daha sessiz yürür. O gün de öyleydi. Talas’tan eve dönerken otobüs camına başımı yaslamıştım. Cam buğulanmıştı ama yine de dışarıyı izlemeye çalışıyordum. İçimde tarif edemediğim bir boşluk vardı. İnsan bazen durduk yere kırgın hissediyor. Ne olduğunu tam bilmiyor ama bir şeylerin eksik olduğunu anlıyor.
Telefonumun şarjı bitmek üzereydi. Kulaklığımda eski bir şarkı çalıyordu. Tam o sırada WhatsApp bildirimi geldi. Üniversiteden arkadaşım Ece yazmıştı:
“Refika nedir biliyor musun?”
Mesajı görünce bir süre cevap vermedim. Çünkü kelimenin kendisi bile içimde tuhaf bir şey uyandırmıştı. Sanki eski bir sandığın içinden çıkan sararmış mektup gibi bir hissi vardı. O an bilmiyordum ama o gece “Refika nedir?” sorusu beni çocukluğuma, yalnızlığıma ve en çok da içimde yıllardır taşıdığım aidiyet arzusuna götürecekti.
Bir Kelimenin İnsan Kalbine Dokunması
Eve geldiğimde annem mutfakta mantı kapatıyordu. Kayseri’de annelerin sevgisi biraz hamurla ölçülür galiba. Ne zaman üzgün olsam ya mantı yapılır ya yağlama. Ben de montumu çıkarıp mutfağa geçtim. Sobanın yanındaki sandalyeye oturup telefonu elime aldım.
İnternete “Refika nedir?” diye yazdım.
Karşıma çıkan ilk anlam şuydu: “Yol arkadaşı, eşlik eden kadın, dost.”
Bir kelime nasıl bu kadar sıcak olabilir gerçekten bilmiyorum.
“Yol arkadaşı…”
O iki kelime içime oturdu.
Çünkü ben uzun zamandır kendimi bir yolun ortasında tek başına yürüyormuş gibi hissediyordum. İnsan kalabalık içinde bile yalnız olabiliyor. Özellikle 25 yaşındaysan ve herkes senden artık “hayatını oturtmanı” bekliyorsa. İş bul, düzen kur, güçlü ol, gülümse… Ama kimse geceleri neden tavana bakarak uyuyamadığını sormuyor.
Refika kelimesi o yüzden beni sarstı biraz.
Çünkü ben hayatım boyunca hep bir refika aramıştım galiba.
Babamın Sessizliği ve Benim İçimde Büyüyen Eksiklik
Değerli ziyaretçiler, Btibbimedikal ekibi bu yazısında “Refika nedir” konusunu tüm yönleriyle aktarıyor.
Babam çok konuşan biri değildir. Çocukken buna üzülürdüm. Okuldan gelirdim, heyecanla bir şey anlatırdım, o sadece gülümseyip başını sallardı. Belki sevgisini gösterme şekli buydu ama çocuk aklımla bunu anlayamıyordum.
Bir keresinde ilkokulda kompozisyon yarışmasında derece almıştım. Eve koşarak gelmiş, kağıdı ona göstermiştim. “Aferin oğlum,” demişti sadece.
Şimdi düşünüyorum da insan bazen bir cümleden fazlasını bekliyor.
Belki omzuna dokunulmasını.
Belki gözlerinin içine bakılmasını.
Belki “seninle gurur duyuyorum” denmesini.
Bunları yaşayamayınca insanın içinde garip bir boşluk oluşuyor. Sonra büyüyorsun ama o eksiklik seninle büyümeye devam ediyor.
O gece Refika kelimesini okurken bunu düşündüm. Belki de insan sadece sevgili aramıyor. Gerçekten anlaşılmayı arıyor. Birinin seni yarım cümleden bile anlamasını istiyor.
Kafede Tanıştığım Kadın
Yaklaşık iki ay önce Cumhuriyet Meydanı’na yakın küçük bir kafeye sık gitmeye başlamıştım. Günlük yazmayı sevdiğim için sakin yerleri tercih ederim. Defterimi açıp saatlerce yazabilirim. İnsanlar bazen beni fazla duygusal buluyor ama umurumda değil. Çünkü yazmadığım zaman içimde bir şey birikiyor.
O gün yine cam kenarında oturuyordum. Kahvem soğumuştu. Defterimde yarım kalmış cümleler vardı:
“İnsan neden bazı şeyleri unutamaz?”
Tam bunu yazarken karşı masadaki kadın bana baktı. Çok kısa sürdü ama gözlerinde garip bir tanıdıklık vardı. Sonra yanıma geldi.
“Günlük mü yazıyorsun?” dedi.
Başımı salladım.
“Eskiden ben de yazardım.”
Ses tonu yorgundu ama huzurluydu. Sonra kısa kısa konuşmaya başladık. Adının Refika olduğunu söylediğinde istemsizce gülümsedim.
Çünkü ismi tam ona uygundu.
Sakin.
Yumuşak.
İnsanı dinleyen bir yanı vardı.
Bana “insan bazen sadece yanında yürünecek birini istiyor,” dedi.
Bu cümleyi hâlâ unutamıyorum.
Refika Nedir? Sadece Bir Kelime Değil
Bence Refika sadece sözlük anlamıyla açıklanabilecek bir şey değil. Çünkü bazı kelimeler yaşanıyor. Hissediliyor.
Refika bazen annen oluyor.
Gece odana gelip üstünü örten kişi.
Bazen arkadaşın oluyor.
Sana “iyiyim” dediğinde aslında iyi olmadığını anlayan kişi.
Bazen de hiç sevgilin olmamış birinin hayalini kurduğu o huzurlu insan oluyor.
Son yıllarda herkes çok hızlı yaşıyor. Kimse kimsenin gözünün içine uzun uzun bakmıyor. Herkes meşgul. Herkes yorgun. Ama kimse gerçekten yanında yürüyen birini olmadan mutlu değil.
Ben bunu çok geç fark ettim.
Kayseri Geceleri ve İçimdeki Kırgınlık
Geçen kış çok kötü bir dönem geçirdim. İş görüşmelerinden sürekli olumsuz dönüş alıyordum. Arkadaşlarım birer birer başka şehirlere taşındı. Bir akşam Hunat civarında yürürken gerçekten durup ağladım.
Evet, bildiğin sokakta.
Çünkü insan bazen güçlü olmaktan yoruluyor.
Telefon rehberine baktım o gece. Arayabileceğim onlarca insan vardı ama gerçekten içimi anlatabileceğim kimse yoktu. İşte en kötü yalnızlık bu galiba. Kalabalık içinde kimseye dokunamamak.
O zamanlar biri bana “refika” kelimesini anlatsaydı muhtemelen daha az kırılırdım hayata.
Çünkü insanın yanında yürüyen biri olduğunda yük hafifliyor.
Dedemin Hikâyesi
Dedem eski kelimeleri çok severdi. Çocukken anlamadığım birçok sözcüğü ondan duydum. Geçen yıl onu kaybettikten sonra bazı kelimeler daha ağır gelmeye başladı bana.
Bir gün bana şöyle demişti:
“İnsan sevdiği kişiyi sadece sevmez evlat, ona yoldaş olur.”
O zaman anlamamıştım.
Şimdi anlıyorum.
Çünkü aşk sadece heyecan değil. Birinin karanlığını taşıyabilmek biraz da. Yorulduğunda yanında oturabilmek. Sessizliğine bile alışabilmek.
Belki Refika tam olarak budur.
Bazı İnsanlar Hayatına Kelime Gibi Giriyor
Kafede tanıştığım Refika’yı bir daha görmedim. Belki şehir değiştirdi, belki sadece başka bir kafeye gitmeye başladı. Ama bazen bazı insanlar uzun süre kalmasa bile iz bırakıyor.
O gün bana giderken şunu söylemişti:
“Kendini anlatmaktan vazgeçme.”
Bu cümle beni haftalarca ayakta tuttu.
Çünkü uzun zamandır duygularımı fazla bulan insanlarla çevriliydim. Birine kırıldığında “abartıyorsun” diyorlar. Özlediğinde “takma kafaya” diyorlar. Ama bazı insanlar gerçekten derin hissediyor. Ve bu kötü bir şey değil.
Ben artık bunu saklamıyorum.
Birini özlediğimde özlüyorum.
Canım yandığında susamıyorum.
Mutlu olduğumda çocuk gibi seviniyorum.
Belki biraz kırılganım.
Ama en azından gerçek hissediyorum.
Refika Nedir Diye Sorarsan
Bugün biri bana “Refika nedir?” diye sorsa uzun uzun sözlük anlamı anlatmam sanırım.
Şunu derim:
Refika, insanın kendini yalnız hissetmediği kişidir.
Yanında sustuğunda bile huzur veren biridir.
Seni değiştirmeye çalışmadan anlayabilendir.
Hayatın bütün karmaşasında sana “geçer” gibi bakan biridir.
Ve en önemlisi, insanın içindeki dağınıklığı yargılamadan görebilendir.
Ben hâlâ böyle birini tamamen bulabildim mi bilmiyorum. Ama artık böyle bir bağın var olduğuna inanıyorum.
Bu bile umut veriyor.
Sonbahar Yaklaşırken
Şimdi bu satırları yazarken odamın camı hafif açık. Kayseri’nin gece ayazı içeri giriyor. Sokaktan araba sesleri geliyor. Annem salonda televizyon izliyor. Hayat dışarıdan bakınca sıradan görünüyor olabilir.
Ama insanın iç dünyası dışarıdan hiç anlaşılmıyor.
Bazen sadece bir kelime bile insanın içinde yıllardır kapalı duran bir kapıyı açabiliyor.
Refika da benim için öyle oldu.
Bir kelimeden fazlası.
Bir his gibi.
Bir özlem gibi.
Bir eve dönme duygusu gibi.
Belki hepimiz biraz refika arıyoruzdur bu hayatta.
Bizi gerçekten gören birini.
Yarım kalmış cümlelerimizi tamamlamadan dinleyen birini.
Ve en çok da…
Yanımızda yürümekten vazgeçmeyen birini.