Ofisinal Ne Demek?
“Ofisinal” kelimesi, son yıllarda iş dünyasında, sosyal medyada, hatta günlük konuşmalarda sıkça karşımıza çıkan, fakat tam olarak ne anlama geldiği konusunda kafalarda soru işaretleri bırakan bir terim. Peki, “ofisinal” ne demek? Biraz derinlemesine bakalım, hem de bunu hem günlük hayatımızdan hem de iş dünyasındaki deneyimlerimle harmanlayarak anlatayım.
“Ofisinal” ve İş Dünyası
Bir sabah, ofiste yine kafamda bir sürü iş planı ile oturmuş, bilgisayarımı açıp e-posta kutusuna göz atıyordum. Her şey normaldi, ta ki bir yazışma dikkatimi çekene kadar. Bir proje önerisi, “ofisinal” terimiyle başlayarak, yazıda bu kelimenin “ofis ortamına ait, profesyonel, işlevsel” bir kavram olarak kullanıldığını belirtiyordu. Hemen anlamını merak ettim. Zira kelime, neredeyse hiç duymadığım bir şeydi. O an, belki de ekonomiyi okumuş bir insan olarak, “Bu kelimeyi çözmeliyim” dedim.
Hızla Google’a sordum. İlk baktığımda “ofisinal” kelimesiyle ilgili çok az şey bulabildim. Ancak bu kelimenin, aslında “ofis” ve “orijinal” kelimelerinin bir araya gelmesiyle türediğini ve “ofis ortamına özgü, profesyonel bir biçimde yapılmış” anlamına geldiğini öğrendim. İronik bir şekilde, ofis ortamında çalışan biri olarak bunu daha önce hiç duymamam oldukça garipti.
Ofisinal: Gerçek Bir İnsan Hikâyesi
Bununla ilgili biraz daha derinleşmek için geçmişteki bir anımı paylaşmak istiyorum. Üniversiteden mezun olduktan sonra ilk işimi bulmuştum. Küçük bir danışmanlık firmasına girmiş, yeni başlayan biri olarak her şey bana çok farklı geliyordu. Örneğin, ilk kez profesyonel bir ortamda çalışıyordum ve ilk kez “ofisinal” şeyler görüyordum. Ofis içindeki her nesne, her düzen, her sohbet bir amaca hizmet ediyordu. Koltuklar, toplantı odaları, hatta bizlerin giysileri – her şey profesyonellik çerçevesinde düzenlenmişti. İşte tam burada, “ofisinal” kavramını fark ettim. Ne kadar da profesyonel bir dil, düzen ve yaklaşım vardı! Beni her geçen gün şaşırtan şey ise, bu kadar kurumsal olan bir dünyada, insanların bazen en sıradan sohbetlerinde bile nasıl da insan olduklarını unutmamalarıydı.
Dışarıdan bakıldığında belki de her şey soğuk, steril ve kurumsaldı ama her iş arkadaşımın bir hikayesi, bir insan yönü vardı. İstatistiksel veriler, raporlar ve tablolar bir şekilde ofisinal bir dünyada dönüyordu ama o verilerin arkasındaki gerçek insanları asla unutmamalıydık. İnsanlar, sayıların, rakamların ve formların ötesinde gerçekti.
Ofisinal Olmak mı? Yoksa Sadece Ofis mi?
Bazen ofiste geçirilen uzun saatler, hafta sonu tatilleri ve toplantılar içinde kaybolmuşken, ofisinal olma fikri kafamda bir noktada sorgulamaya başladım. Ofis ortamında profesyonel olmakla kişisel hayatı ayırmak arasında bir çizgi var mı? İşte bu soruyu sormak da “ofisinal” teriminin ne kadar geniş ve derin olabileceğini gösteriyor. Çünkü bazen insanlar ofis hayatında kendilerini gerçekten bulabiliyor, bazen de bu ortamda kimliklerini kaybedebiliyorlar. Benim için, ofisinal olmanın en önemli anlamı, o dengeyi bulabilmek.
Bir sabah erkenden ofise giderken, sabah trafiğinde, sağa sola bakarak bir yandan da iş hayatında geçireceğim bir gün hakkında düşünüyordum. Yine herkes nehrin akışına kapılmış gibi kendi işine odaklanmıştı. Ancak, iş hayatı ve kişisel yaşam arasındaki dengeyi kurmak her zaman kolay olmuyor. Ama belki de bu dengeyi kurabilmenin anahtarı, işin “ofisinal” yanını sevmek ve aynı zamanda onu biraz insana dokunan, samimi bir hale getirebilmekte yatıyor.
Sonuçta Ofisinal Ne Demek?
Bugün gelinen noktada “ofisinal” kelimesi, ofis ve profesyonellik ile iç içe geçmiş bir kavram olarak hayatımızda var olmaya devam ediyor. Ancak, sadece ofis ortamına ait ve işlevsel bir kelime olarak kalmamalı. Aynı zamanda ofis hayatındaki insani yönlerimizi de unutmamalıyız. Çünkü sonunda “ofisinal” dediğimiz şey, sadece bir ortam değil, içinde çalışan, düşünen, duygusal olarak da bağ kuran insanlar olmalı.
İstatistiklere göre, çalışma verimliliği ve çalışan memnuniyeti arasındaki ilişki giderek daha fazla önem kazanıyor. Yapılan araştırmalara göre, işyerinde insanlar kendilerini değerli hissettiklerinde daha üretken oluyorlar. Bu da, ofis ortamını sadece “iş” olarak değil, aynı zamanda bir yaşam alanı olarak görmek gerektiğini bize hatırlatıyor.
Ofisinal olmak, iş yerinde sadece kurallara uymak değil, aynı zamanda insan kalmayı başarabilmek demek. Hem profesyonel hem de insani olabilmek, belki de iş hayatının gerçek başarısını oluşturuyor.